11 Ekim 2016 Salı

Değişim Çabaları Neden Başarısız Olur?

,

Aslında psikolojideki genel kanı, beynin her daim iş başında olan, birbirinden bağımsız iki sisteme sahip olduğu yönündedir. Birincisi, duygusal yan olarak adlandırdığımız sistemdir. Bu sizin içgüdüsel olan, acıyı ve zevki hisseden yanınızdır. İkincisi, düşünce ya da bilinç sistemi olarak da bilinen akılcı yandır. Bu plan yapan, analiz eden ve geleceğe bakan tarafınızdır.
Son birkaç on yılda, psikologlar bu iki sistem hakkında çok şey öğrendi; ancak kuşkusuz insanoğlu aradaki gerilimin her zaman farkındaydı. Platon, kafalarımızın içinde, 'kırbaca ve yulara pek boyun eğmeyen' azgın bir atı dizginlemek zorunda olan akılcı bir arabacı olduğunu söylemişti. Freud, bencil id ile vicdanlı süper ego(ve ikisi arasında arabuluculuk yapan ego) hakkında yazılar kaleme almıştı. Daha yakın bir tarihte, iktisatçılar bu iki sistemi, Planlayıcı ve Yapıcı olarak adlandırdı.
Ancak bize göre, bu ikilinin arasındaki gerilim en iyi şekilde Virginia Üniversitesi psikoloğu Jonathan Haidt'in Mutluluk Hipotezi adlı harika kitabında kullanılan benzetmeyle işlenmiştir. Haidt duygusal yanımızın Fil, akılcı yanımızın da onun Binicisi olduğunu söyler. Fil'in üstüne oturan Binici dizginleri tutar ve lider gibi görünür. Halbuki Binici'nin kontrolü şüphelidir; çünkü Fil'e göre Binici oldukça küçüktür. Binici ve altı tonluk Fil hangi yöne gidecekleri konusunda fikir ayrılığına düştüğünde, Binici kaybedecektir. Tamamen yenilgiye uğrayacaktır.
Çoğumuz Filimizin Binicimize boyun eğdirdiği durumlara hayli aşinayızdır. Hayatınızın herhangi bir aşamasında uyuyakaldıysanız, aşırı yemek yediyseniz, gecenin bir yarısı eski sevgilinizi aradıysanız, işleri ertelediyseniz, sigarayı bırakmaya çalışıp başarısız olduysanız, sporu astıysanız, öfkelenip pişman olduğunuz bir şey söylediyseniz, piyano ya da İspanyolca derslerini bıraktıysanız, korktuğunuz için bir toplantıda konuşma yapmayı reddettiyseniz vs. böyle bir deneyimi yaşamışsınız demektir. İyi ki hiç kimse skor tutmuyor.
Fil'in, yani duygusal ve içgüdüsel yanımızın zaafı bellidir: Tembel ve delişmendir; genellikle uzun vadeli ödülden çok anlık ödülün peşindedir. Değişim çabaları başarısızlığa uğradığında, çoğu zaman hata Fil'dedir; çünkü istediğimiz değişim türleri genellikle uzun vadeli ödüller için kısa vadeli fedakarlıklar gerektirir. Değişimlerin çoğunlukla başarısız olmasının nedeni, Binici'nin Fil'i varış noktasına ulaşmaya yetecek kadar uzun süre yolda tutamamasıdır.
Fil'in anlık doyum açlığı ile Binici'nin gücü; yani uzun vadeli düşünme, plan yapma, anın ötesini düşünme becerisi taban tabana zıttır.
Diğer yandan, belki şaşıracaksınız ama Fil'in muazzam güçleri ve Binici'nin felç edici zayıflıkları vardır. Fil her zaman kötü adam değildir. Fil'in uzmanlık alanı duygudur; aşk, merhamet, sempati ve sadakattir. Çocuklarınızı tehlikelere karşı korumak zorunda olduğunuzu söyleyen şu şiddetli içgüdü; işte o Fil'dir. Kendinizi savunmanız gerektiğinde omurganızda hissettiğiniz şu dikleşme; işte o Fil'dir.     
Daha da önemlisi, bir değişime niyetlendiğinizde, işleri Fil yapar. İster asil, ister aptalca olsun, bir hedefe doğru ilerlemek, Fil'in enerjisini ve gayretini gerektirir. Bu güç Binici'nin büyük zaafının aynadaki görüntüsüdür. Binici boşa kürek çeker; her şeyi abartılı biçimde analiz etme ve düşünme eğilimi gösterir. Büyük ihtimalle, Binci sorunları yaşayan insanlar tanırsınız. Akşam yemeğinde ne yiyeceğim diye 20 dakika boyunca kıvranabilen arkadaşınız; yeni fikirler üzerine saatlerce kafa patlatabilen ama hiçbir zaman karar veremeyen meslektaşınız.
Bir şeyleri değiştirmek istiyorsanız; ikisine de başvurmak zorundasınız. Binici planlama ve yönlendirme, Fil de enerji sağlar. Hem isteksiz bir Fil hem de boşa kürek çeken bir Binici hiçbir şeyin değişmemesini sağlar. Ancak Filler ve Biniciler beraber hareket ettiğinde, değişim kolayca gerçekleşir.

Kitap: Switch
Yazar: Chip Heath- Dan Heath

SEVGİ ve IŞIK'la kalın...
Persephone

36 yorum :

  1. Çok güzel ve işe yarar bir bölüm yazmışsın. Ben de o yirmi dakika düşünen taraftayım. Bir keresinde bir eteğin hangi bedenini alıcam diye bi saat düşünüp yine yanlış beden almıştım. Değiltirmeye hidip doğru bedeni almaya çalışırken de doku farklılıkları dikkatimi çekti ve bir saat de onun üzerine kararsız kalmıştım. Ama ikinci kararsızlık işime yaradı çünkü aldığım şey içime sindi. Ama en başta o doku farklılığını hiç kafama takamasaydım zaten içime sinerdi... Çenem düştü.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaşıyoruz bazen benzer durumlar... Çok sık yaşamadığımız sürece çok sıkıntı değil... Sonuçta içine sinmiş ama ;) Sevgiler...

      Sil
  2. Ne güzel kitapmış o öyle :) Eksik olma valla :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İwit güzel kitap:) Sevgiler...

      Sil
  3. Kitabı merak ettim doğrusu, bu faydalı yazı için teşekkürler :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben teşekkür ederim sayfama renk kattığınız için... Sevgiler...

      Sil
  4. Aslında bu kitap tam bana göre...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Okuyabilirsin boş zamanlarında... Sevgiler...

      Sil
  5. bayıldım yine yazına.
    sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim... sevgiler...

      Sil
  6. Faydalı bir yazıydı, kaleminize sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim... Sevgiler...

      Sil
  7. Çok faydalı bir yazı sabahın bu saatleri için özellikle. Böyle kitapları çok okumuyorum sanki ama önerilen güzel kitaplara şans vermeli. Sürekli roman okumak yerine arada fikir kitapları eklemek zihin için de iyi olmalı. Fil ve binici, güzel konu :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Arada bir bu tür kitaplarda okumak faydalı oluyor. İnsanın bakış açısına katkı sağlıyor... Sevgiler...

      Sil
  8. Ne güzel, herkesin alayacaı bir dille anlatılmış bu derin konu.
    İlginç br dille yazılan kitapları seviyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel bir dili var gerçekten... Sevgiler...

      Sil
  9. Güzel bir benzetme olmuş. Bilinçaltı ve bilincin mücadelesi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet. Farklı bir bakış açısı getirmiş. Sevgiler...

      Sil
  10. Beynin sağ ve sol lobunun çalışma şeklinden bahsetmişsin.Çok faydalı bir yazı olmuş :)

    YanıtlaSil
  11. Fil gibi çocuğum kesinlikle:)

    Sevgiler saygılar vb bütün şeyler:))

    YanıtlaSil
  12. Fil Şah'ı bile alır..binici ne etsin :-)

    Sevgiler

    YanıtlaSil
  13. çok karmaşık geldi banaaa :) filler hep aynı yere gider ölürmüş bi de biliyon muuuu :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fil; duygu, Binici; akıl... işte gerisini sen de biliyosun deep;) nasıl yaaa bilmiyodum... sevgiler...

      Sil
  14. Çok faydalı bir yazı olmuş, kaleminize sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim... Sevgiler...

      Sil
  15. Süper bir yazı, çok teşekkürler. Kitabı da mutlaka almalı. Uyum, koordinasyon her şeyin başı sanırım:)
    Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her şey dengede olmak zorunda sanırım:) Sevgiler...

      Sil
  16. Kitabı merak ettim, not alıyorum.. :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel kitap, tavsiye ederim... Sevgiler...

      Sil
  17. Şu an erken uyuyup erken uyanma hedeflerimin neden yıllardır gerçekleşmediğini buldum. Suç hep Fil'deymiş meğer :) Süper bir paylaşım. Artık hedefe odaklanmada zorlandığımda bunu hatırlayacağım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir şeyler kattıysa ne mutlu bana☺️ Sevgiler...

      Sil