7 Nisan 2014 Pazartesi

Kendin Ol

,




Zor gelir bazen hissettiklerini dile dökmek, kaleme almak. Korkarsın, tamamen insancadır bu korkular. Ne de olsa biz duygularını baskılamak için eğitilmiş bir toplumuz. Tabularla büyütülmüş, bir çok şeyin ayıp olduğu söylenmiş, öğretilmiş bize. ''Erkekler ağlamaz, kadınlar çok gülmez'' bizim öğretilerimizde... Hal böyle oluncada nasıl dökeceksin aklına gelen her şeyi dile. Saygı ve sevgiyse öğretilen aman dur diye basarsın acı acı frene... Biraz da insanlık, vicdan sıkışmışsa araya vah vah haline... Gel de söyle, söylemek istediklerini... Aman dur sık dişini, var gücünle baskıla kendini. Ele güne rezil olma, demesin hakkında kimseler kötü bir şey... Alimallah!!!
Kim ne kadar açık ve net yaşıyor hissettiklerini ki?
Ne kadar açık ve net, hiç çekinmeden söyleyebiliyor insanlara söylemek istediğini?
Ne kadar kendi olabiliyor özgürce?
Kimin ya da kimlerin yanında yalnızca ve yalnızca kendi olabiliyor insan? Varsa öyle biri ya da birileri bulunmaz nimet...
Hiç mi baskılamıyorsun kendini?
Rahat mısın gönlünün istediği gibi?
Yoksa sürekli kendinle mi çelişiyorsun ve çatışıyorsun?
Söylesem ayıp olur mu?
Yanlış anlaşılır mıyım?
Ya kendimi doğru ifade edemezsem?
Ya hakkımda yanlış fikirlere kapılırsa insanlar?
Ya olduğumdan farklı görürse insanlar beni?'
Ne kadarımız bu korkuların dışında yaşıyoruz?
Ne kadarımız gerçekliklerimizin, kendimizin farkındayız?
Dinliyor muyuz kendimizi?
Kulak veriyor muyuz içimizden gelen sese?
Yaşaya biliyor muyuz gönlümüzün istediğince?
Yoksa hep içimizden gelen sesi baskılamakla mı meşgulüz?
Bunları yaptığımızda deli damgası yemekten mi korkuyoruz yoksa?
Bırak eleştirsinler, bırak insanlar ne düşünmek istiyorlarsa onu düşünsünler, insanların senin hakkında gerçekte neyi, nasıl düşündüğünü ne bilebilirsin, ne de değiştirebilirsin. Ayrıca ne önemi var ki sen, sen olmaktan vazgeçiyorsan eğer, kimin ne düşündüğünün... Bırak ne isterlerse onu düşünsünler... Kimselere göre değişme eleştirileceksin diye... Çocuklar gibi özgür ol, uçurtma gibi salın gökyüzünün maviliğinde... Düşünme gerisini, kimseye zarar vermediğin sürece...
Sev kendini, dinle yüreğinin sesini, kulak ver vicdanın sesine... Kendin ol ve vazgeçme hiçbir şey için kendin olmaktan... Yık tabularını, bırak geride sana öğretilen tüm yanlışları... Kapatma kendini yaşama, aksın gelsin yaşam bildiğince... Sevinçle karşıla tüm yaşayacaklarını, gülümsyerek uğurla yaşadıklarını...
Varsın desinler bana deli,
Ben kendimi seviyorum, kimseler sevmese de beni...
Tanıdığım ve tanımadığım insanları seviyorum, insan olduklarından ötürü...
Doğayı seviyorum, taşı,toprağı, yağmuru,fırtınayı,
Her gün doğan günü, geceyi aydınlatan ay ve yıldızları,
Hayvanları seviyorum,
Elimden geldiğince, gönlümün el verdiğince,
Kimsenin onuruna, kişiliğine, gururuna el değmeden söylemek istediklerimi ya dile getiriyorum ya da kaleme döküyorum,
Seviyorum her bir yazdığım satırı, çünkü inanarak yazıyorum ve içimden geldiğince yazıyorum, ruhumun, yüreğimin en saf haliyle yazıyorum... Burada da tamamen kendimim...
Ve kendime inanıyorum...
Biliyorum ki bu hayatta benim isteyip te yapamayacağım hiç bir şey yok, şartlar el verdiğince...
Yaptıklarımdan çok yapamadıklarım ya da yarım bıraktıklarım için pişmanlıklarım...
Kendim olduğum sürece mutluyum,
Duygularımla, hissettiklerimle, mantığımla varım...
Söylemek istediklerimi,söyledikçe artıyor mutluluklarım...
Varsın alınan alınsın, alınmaması gerekenler alınmasın...
En çokta bundan artıyor mutluluğum sanırım; herkes kendinden bir şeyler buluyor ya satırlarımda bu bana yeter de artar bile...

SEVGİ ve IŞIK'la kalın...
Persephone

31 yorum :

  1. duygusal ve zihinsel olarak bam telime basılmış durumda!
    düşünmek bişey çözmüyor ne yazık ki!
    seni okuyorum ve başkalarını
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Düşünmekle çözülmüyor ki hiç bir şey:)Önemli olan çözüme giden yol aramak ve bulmak:)Eylem yoksa düşünmenin de anlamı kalmıyor:)Çooook teşekkür ederim:)Sevgiler...

      Sil
  2. Ahh o baskılar, "yapamazsın" "ayıp" "asla" lar... Onları atıp, özgür kalınca geliyor mutluluk...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. gerçekten de öyle...sevgiler...

      Sil
  3. Amanın ne kadar soru var burada böyle :) valla mit tarafından sorgulanmış gibi hissettim kendimi bi an :)

    ama güzel yazıyorsun sen yaa çok depreşmiyorum seni okurken :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hehe bütün soruları cevapladığında katil bulunuyor;) oyyyy çok teşekkür ederim Narkoz...iyi bişi mi dedin,kötü bişi mi dedin anlamadım ama neyse:))))

      Sil
  4. Yaşadığımız hayatın bir tekrarı daha yok. Ve ne yazık ki bu tek şansımızı elalem ne derNe düşünür diye heba ediyoruz. Kendi kararlarımızı ve hayallerimizi bir kenara atıp belli kalıplar içinde yaşıyoruz. ben de aynen senin satırlarındaki gibi düşünüyorum ama uygulamaya gelince olmuyor işte :) kendimiz gibi yasayabildigimiz günler de olur inşallah :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahhh be Dördüncü Tekil Şahıs inşallah:)))Söylemek kolay da işin zorluğu uygulama kısmında dediğin gibi:))))

      Sil
  5. Ahh..ben de buna benzer seyler iceren bir eski yazimi paylasmistim bugünkü (yoksa dün mü oldu artik?):) nostaljik pazartesi yazimda. Böyle anlatirken hersey kolay gibi geliyor da, uygulamak okadar da kolay olmuyor maalesef. Ama en azindan bilinclenmek, bazi seylerin farkina varmak bile bir adimdir bu yöne dogru.. denemek lazim...tekrar tekrar denemek...

    Cok tesekkür ederim bu etkinlik fikrime ilgi gösterip destekledigin icin, cok mutlu oldum:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Farkında olalım ki fark yaratalım di mi ama;) Ne yazık ki uygulaması zor olsa da çabaya değer şeyler... Ben çok sevdim Nostaljik Pazartesi'yi... Sevgiler...

      Sil
  6. "Ne de olsa biz duygularını baskılamak için eğitilmiş bir toplumuz." Ne güzel anlatmışsın, iyi ki bi nostalji yapıp görücüye çıkarmışsın bu yazıyı yeniden :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Bi Poşet Kitap... Sevgiler...

      Sil
  7. Bir başarabilsek tamamen kendimiz olmayı..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne kadar zor di mi kendimiz olmak, olabilmek aslında... Düşündüğğnde anlıyor insan aslında ne kadar az kendi olabildiğini... Sevgiler...

      Sil
  8. Duygularımın bir çoğuna tercüman olmuşsun, hani aklımdan geçenleri yazmışsın sanki...benim yaptığım pişmanlıklarım da var, yapmadıklarım da, bir de evet öyle içini dökmek kolay değildir ayrıca tavsiye etmem. Böyle istisna ta ilkokuldan tanıdığın, içi dışı bir, seni anlayacak, yanlış asla anlamayacak, söylediğin sırrı kapı kapı komşu komşu anlatmayacağına %100 emin olduğun dostun varsa o ayrı ama kimseye söyleme, biri söylemişti - "sırlarını kocana bile söyleme gün gelir aleyhine kullanır" diye.
    Çok güzel bir yazıydı. Kalemine sağlık canım.
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sır konusunda çok haklısın... Herkesin yalnızca kendine ait sırkarı olmalı sanırım, ki bu çok zor sanırım... İnsan yaptıklarından çok yapamadıklarına üzülüyor... Çok teşekkür ederim... Sevgilier Bücürük ve Ben...

      Sil
  9. Hangimiz düşündüklerimizi, yapmak istediklerimizi, aklımızdan geçenleri rahatça yaşayabiliyoruz ki. Özellikle biz kadınların üzerindeki toplum baskısı ne yazık ki her adımda "acaba" sorusunu düşünmemize neden oluyor. Bir adım atarken diğer adımı atmakta zorlanıyoruz. Hayatın her alanında böyle değil midir? Acaba konu komşu ne der? Acaba eşim ne der? Acaba annem-babam ne der? Acaba arkadaşlarım ne der? Hep böyle sorulara yanıt vermek zorunda kalıyoruz. Her anlamda...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kadın olmak ayrı bir yük getiriyor insana:( Sevgiler...

      Sil
  10. Başkaları için yaşıyoruz bir bakıma. Dediğin gibi başkaları ne der, ya yanlış anlarlarsa demekten kendimiz olamıyoruz. Böylesi baskıcı bir toplumdan çıkıp da ne kadar olduğumuz gibi davranabilir / yazabiliriz/ bilmiyorum. Mümkün olduğunca doğal, yapmacıksız, yalansız olmalı en azından... Ama sırlar... En doğal en samimi duygularımızla oturup içimizden geleni döküvermek...İşte orası çok tehlikeli.

    Bir çoğumuzun duyguları bunlar ve çok da güzel anlatmışsın :)

    Güzel oldu bu Nostaljik Pazartesi Etkinliği, Sevgili EQ ne iyi etmiş de düşünmüş :)

    Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaaaa hiç sır olmasa olmaz mı? Her şey olduğu gibi olsa, kimsenin sırrı olmasa ne bileyim işte... Gerçek güzel bir etkinlik... Sevgiler..

      Sil
  11. Paylaşım için teşekkürler, hayat işte:)))))
    Her zaman ya acabalar vardır ya da keşkeler, kendini hayatın akışına bırakmak ve sonuna kadar doğal olmak en iyisi aslında...
    fulyapimlezzetler.blogspot.com
    Sevgiler...ben de beklerim:))))

    YanıtlaSil
  12. " Kendim olduğum sürece mutluyum "
    Hep mutlu ol, çok mutlu :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hepimiz çok mutlu olalım... Sevgiler...

      Sil
  13. Bu sorular...
    Güne başlarken harika bir yazı okudum! :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim🙏🏻 Sevgiler...

      Sil
  14. Mahallle baskısı, kadın-erkek hepimizin üzerinde var. İster istemez millet ne der deyip ona göre yaşıyoruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maalesef yaşamlarımızı buna göre şekillendiriyoruz... Sevgiler...

      Sil
  15. Kendinden bir şeyler bulunmayacak gibi değil.
    Diğer yazılarınız için tekrar döneceğim . Sevgiler

    YanıtlaSil