8 Aralık 2012 Cumartesi

Öğrenilmiş Çaresizlik Sendromu

,

Öğrenelmiş çaresizlik; kişinin herhangi bir durum karşısında bir çok kez başarısızlığa uğrayıp, ne yaparsa yapsın hiç bir şeyin değişmeyeceğini, olayların kendi kontrolü dışında ilerlediğini, başarısızlığa uğradığı konuda bir daha asla ve asla başarılı olamayacağına inanıp, tekrar deneme girişiminde bulunmamasıdır. Öğrenilmiş çaresizlik; geçmişte yaşamış olduğumuz acı deneyimlerin olumsuz çıkarımlarının bugünkü davranışlarımıza yansımasıdır...
Hepimiz bir çok şeyi bir çok kez deniyor, olumsuz sonuç alıyor, başarısız oluyoruz. Tekrar denemek için kolları sıvamıyoruz. Çünkü; yaşamış olduğumuz acı ve olumsuz bir deneyim var. Tekrar denemenin fayda getirmeyeceğini düşünüp, vazgeçiyoruz.
Aslında biz bunları düşüne dururken şartlar çoktan değişmiştir. Ama öyle çok gözümüz korkmuştur ki, başarılı bir sonuç elde edeceğimiz halde ezberimizi bozmamayı tercih ediyoruz. Beynimiz sürekli alarm veriyor konu ile ilgili 'tecrübe edildi' tekrar denemeye gerek yok!
Koşullar değişiyor ama kafa değişmiyor! Kafa nereye, biz oraya...
Öğrenilmiş çaresizlik sayesinde de başarısızlık en yakın dostumuz, canımız ciğerimiz oluyor, doruklar da can düşmanımız. İçimizdekini dışa vurmak yerine söylenmeyi, sorumluluk almak yerine de onu bunu suçlayıp mağduru oynamaya başlıyoruz.... Başarısız olan benim ama suçlusu ben değilim, bir başkası... Klişe!
Öğrenilmiş çaresizlik; insanı mutsuz ediyor. Başarılı olmamızı engelliyor. Düşlerimizi karabatağa çeviriyor. Özgüvenimizi yerle bir edip, tüm cearetimizi elimizden alıyor. Sürekli kaybeden oluyoruz....
Haydi şimdi cesaret zamanı!!!     


Doruklarda bir yaşam sürmeniz dileğiyle...
Sevgi ve ışıkla kalın..
Persephone 

2 yorum :

  1. Öğrenilmiş çaresizlik!
    İnsanın kendini çaresizliğe mahkum edişi, trajikomik. Ve beraberinde gelen "Neden ben?"li sorular. Çevremizde yaşayan o kadar çok örneği var ki.İçimizdeki devi uyandırmalıyız!
    -Enerjin güzel. ^_^

    YanıtlaSil
  2. Teşekkür ederim Nilüfer:)

    YanıtlaSil