15 Ekim 2016 Cumartesi

Sevemişim Meğer - Nazım Hikmet Ran

,
Nazım'ın 'Severmişim meğer' şiiri son 50 yılın en güzel şiiri seçildi.
Londra’da bulunan sanat merkezi Southbank Center, son 50 yılın en güzel 50 aşk şiiri arasına Nazım Hikmet’in ‘Severmişim Meğer’ şiirini de aldı.
Şiirler, Southbank Center’ın şiir dalında uzman ekibi tarafından bir yıllık bir çalışmayla 30 ülkeden şairleri arasından belirlendi. Seçmeler yapılırken modern döneme ağırlık verildi.
Ekip üyelerinden James Runcie, ”Gerçekten uluslararası ve üslup bakımından da çeşitlilik barındıran bir liste oldu. Zor olan, sadece 50 şiir seçmekti” dedi.
Nazım Seçilen şiirler farklı şair ve aktörler tarafından 20 Temmuz’da Southbank’ta düzenlenecek etkinlikte seslendirilecek. Bazı şiirler kendi dillerinde okunacak. Bunlardan biri de Nazım Hikmet’in ‘Severmişim Meğer’ şiiri.



Severmişim Meğer

yıl 62 Mart 28

Prag-Berlin treninde pencerenin yanındayım

akşam oluyor

dumanlı ıslak ovaya akşamın yorgun bir kuş gibi inişini severmişim meğer

akşamın inişini yorgun kuşun inişine benzetmeyi sevmedim toprağı severmişim meğer

toprağı sevdim diyebilir mi onu bir kez olsun sürmeyen

ben sürmedim

Platonik biricik sevdam da buymuş meğer

meğer ırmağı severmişim

ister böyle kımıldanmadan aksın kıvrıla kıvrıla tepelerin eteğinde

doruklarına şatolar kondurulmuş Avrupa tepelerinin

ister uzasın göz alabildiğine dümdüz

bilirim aynı ırmakta yıkanılmaz bir kere bile

bilirim ırmak yeni ışıklar getirecek sen göremeyeceksin

bilirim ömrümüz beygirinkinden azıcık uzun karganınkinden alabildiğine kısa

bilirim benden önce duyulmuş bu keder

benden sonra da duyulacak

benden önce söylenmiş bunların hepsi bin kere

benden sonra da söylenecek

gökyüzünü severmişim meğer

kapalı olsun açık olsun

Borodino savaş alanında Andırey’in sırtüstü seyrettiği gök kubbe

hapiste Türkçeye çevirdim iki cildini Savaşla Barış’ın

kulağıma sesler geliyor

gök kubbeden değil meydan yerinde

gardiyanlar birini dövüyor yine

ağaçları severmişim meğer

çırılçıplak kayınlar Moskova dolaylarında Peredelkino’da kışın

çıkarlar karşıma alçakgönüllü kibar

kayınlar Rus sayılıyor kavakları Türk saydığımız gibi

İzmir’in kavakları

dökülür yaprakları

bize de Çakıcı derler

yar fidan boylum

yakarız konakları

Ilgaz ormanlarında yıl 920 bir keten mendil astım bir çam dalına

ucu işlemeli

yolları severmişim meğer

asfaltını da

Vera direksiyonda Moskova’dan Kırım’a gidiyoruz Koktebel’e

asıl adı Göktepe ili

bir kapalı kutuda ikimiz

dünya akıyor iki yandan dışarda dilsiz uzak

hiç kimseyle hiçbir zaman böyle yakın olmadım

eşkiyalar çıktı karşıma Bolu’dan inerken Gerede’ye kırmızı yolda ve yaşım on sekiz

yaylıda canımdan gayri alacakları eşyam da yok

ve on sekizimde en değersiz eşyamız canımızdır

bunu bir kere daha yazdımdı

çamurlu karanlık sokakta bata çıka Karagöz’e gidiyorum Ramazan gecesi

önde körüklü kaat fener

belki böyle bir şey olmadı

….

çiçekler geldi aklıma her nedense

gelincikler kaktüsler fulyalar

İstanbul’da Kadıköy’de Fulya tarlasında öptüm Marika’yı

ağzı acıbadem kokuyoryaşım on yedi

kolan vurdu yüreğim salıncak buluklara girdi çıktı

çiçekleri severmişim meğer

üç kırmızı karanfil yolladı bana hapishaneye yoldaşlar 1948

yıldızları hatırladım



severmişim meğer

gözümün önüne kar yağışı geliyor

ağır ağır dilsiz kuşbaşısı da buram buram tipisi de

meğer kar yağışını severmişim

güneşi severmişim meğer

şimdi şu vişne reçeline bulanmış batarken bile

güneş İstanbul’da da kimi kere renkli kartpostallardaki gibi batar

ama onun resmini sen öyle yapmayacaksın

meğer denizi severmişim

hem de nasıl

ama Ayvazofki’nin denizleri bir yana

bulutları severmişim meğer

ister altlarında olayım ister üstlerinde

ister devlere benzesinler ister ak tüylü hayvanlara

ayışığı geliyor aklıma en aygın baygın en yalancısı en küçük burjuvası

severmişim

yağmuru severmişim meğer

ağ gibi de inse üstüme ve damlayıp dağılsa da camlarımda yüreğim

beni olduğum yerde bırakır ağlara dolanık ya da bir damlanın

içinde ve çıkar yolculuğa hartada çizilmemiş bir memlekete gider

yağmuru severmişim meğer

ama neden birdenbire keşfettim bu sevdaları Prag-Berlin treninde

yanında pencerenin

altıncı cıgaramı yaktığımdan mı

bir eski ölümdür benim için

Moskova’da kalan birilerini düşündüğümden mi geberesiye

saçları saman sarısı kirpikleri mavi

zifiri karanlıkta gidiyor tren

zifiri karanlığı severmişim meğer

kıvılcımlar uçuşuyor lokomotiften

kıvılcımları severmişim meğer

meğer ne çok şeyi severmişim de altmışında farkına vardım bunun

Prag-Berlin treninde yanında pencerenin yeryüzünü dönülmez bir

yolculuğa çıkmışım gibi seyrederek


NÂZIM HİKMET
19 Nisan 1962

SEVGİ ve IŞIK'la kalın...
Persephone

28 yorum :

  1. Onun şiirlerinden biri olmalıydı mutlak. Türk şiiri adına da çok sevindim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de çok sevindim... Bir şiir sever olarak haberi görür görmez yayınlamak istedim... Sevgiler...

      Sil
  2. Ne gurur verici bir olay, paylaştıtığınız, bizi bilgilendirdiğiniz için teşekkürler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok kıymetli bir olay... Sevgiler....

      Sil
  3. Bir Türk olarak gurur duydum, bu şiirini okumamıştım. Gerçekten güzelmiş.
    Çok teşekkürler Bahar'ım.
    Sevgiler....:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de okumamıştım... Ben de çok gurur duydum... Sevgiler...

      Sil
  4. Nazım hikmet in şiirlerinden biri olmasaydı haksızlık olurdu 😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle katılıyorum... Sevgiler...

      Sil
  5. Nazım sevilmez mi?Keşke diyorum o dönem ben de yaşasaydım da o güzel aşk şiirlerinden bana da yazsaydı :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çapkınlıkta üstüne yokmuş Nazım'ın... O dönemde yaşasaydınız mutlaka bir şiiriniz olurdu;) Sevgiler...

      Sil
  6. Ne kadar sade ve yalın bir dille yazmış büyük usta. Dünya zaten kabullenmişti. Ama ne yazık ülkemizde hala tam değeri anlaşılamadı.
    Haberi sayenizde duymak güzeldi.
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maalesef ülkemizde değeri bilinmedi:( Sevgiler...

      Sil
  7. İlk defa okudum şiiri. Nasıl güzel ve muhteşem hissettiriyor okurken satırları. Sanki kim yazarsa yazsın o satır oraya gelecekmiş gibi oraya ait duruyor ve de ondan başka kimse böyle yazamazdı duygusunu hissettiriyor. Ve evet şiir bu, hissetmek.

    YanıtlaSil
  8. Nazım Hikmet'in ve şiirlerinin yeri bende hep ayrıdır. Gerçekten gurur verici.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nazım'ın şiirlerinin gönlümüzde ayrı bir yeri var... Sevgiler...

      Sil
  9. Ne güzel bir haber bu, paylaştığın için çok teşekkürler. Gurur duydum :)

    YanıtlaSil
  10. Şimdi buraya bir şiir yazardım da Necip iç çeker Nazım ise gönül koyar diye korkuyorum :)

    Büyüksün Nazim..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Büyük hem de çok büyük... Sevgiler...

      Sil
  11. Nazım demek aşk demek, vatan sevgisi demek...Onu okurken bazen Piraye oluyorum, bazen Vera ve diğerleri ;)Yurdagül'e katılmakla birlikte, iyi ki de aynı dönem yaşamamışız diyorum bazen;) Bir Nazım aşığı olarak çok sevindim habere.Aşkla...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nazım'ın sevgilisi olmak da zor olmuştur herhalde:) Bence de iyi ki aynı döneme denk gelmemişiz:) O aşık olmuş, bize de o güzel dizeleri okumak nasip oldu... Sevgiler...

      Sil
  12. Cumhuriyet Sanat'tan başka pek bir yerde yer almadı bu haber
    Oysa ne önemli, ne büyük bir mesele...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ne yazık ki öyle... Pek değer vermiyor milletimiz sanata:( Sevgiler..

      Sil
  13. Nazım Hikmet denilince akan sular durmuyor mu zaten. Paylaşıp ne de güzel yapmışsınız bizleri bu konuda bilgilendirmekle. Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok güzel bir haberdi, görünce paylaşmadan edemedim... Sevgiler...

      Sil
  14. Çok sevindim. Çok sevdigim bir sair bu siiri de çok güzel.

    YanıtlaSil