Bu ne tezat böyle. Herkes gülüşüp oynaşıyor, ben ruhumu teslim ediyorum hüzne... Babam daha sık düşer oldu aklıma. Gözpınarlarım hazırda, akmak için hatıraları canlandırıyor arka planda. Halen babamın fotoğraflarına bakmakta zorlanıyorum. Buna rağmen görüntüsü çok net. Bu nasıl olur, o kadar canlı ki. Dokunmak, sarılmak istiyorum. O kadar canlı. Özlüyorum, bugünlerde daha çok özlüyorum. Özlem içimde alev topu gibi büyüyor büyüyor daha da büyüyor. Gidene yok çare. Kal desem kalırmıydın benle. Savruluyor anılarım sonbaharın rüzgarında, sararmış yapraklar gibi fotoğraf kareleri dört yanımda. Bakıyorum öylece, her şey ağır çekimde. Sonra donuyor anlar zaman diliminde. Güzel bir an, mutlu bir karede kitleniyor gözlerim. Amasra'da, deniz arkada, gün batıyor, anneanne, dede ve torun. Babamın gözleri parlıyor, yanında bir tanecik torunu, kıymetlisi. Öylece donmuş karede, anda kalmış her şey. Gözlerimi kapatıyorum, o an'a gidiyorum. Anılar, kayıp şehir.
Yokluğunla üstümü örttüm, şiire, kitaba boğdum kendimi babam...
SEVGİ ve IŞIK'la kalın...
Persephone