21 Haziran 2022 Salı

Ölüm İlanı

 ‘Bugün ölüm ilanını yazman gerekseydi, seninle ve hayatınla ilgili neler anlatmasını isterdin?’

Bugünlerde okuduğum kitabın en çarpıcı, en etkileyici sorusuydu. Üzerine epeyce düşünülesi bir konu. 

Yazar, aile mesleği olan doktorluğu seçer, ancak fen dersleri onun için mutsuzluk kaynağı olur. Okulun ikinci yılında kaderini değiştirecek olan ilanla okul gazetesinde karşılaşır. ‘Kariyer Rehberlik Semineri. Etkili bir özgeçmiş yazmayı öğrenin.’ Neden olmasın? diye düşünür. Yaz tatillerinde çalışmak için işine yarayabilir, gelecek iş hayatında fayda sağlayabilirdi.

Kursa kaydını yaptırır. İki gün boyunca özgeçmiş yazmayı öğrenir. İkinci gün öğleden sonra son ödevini alır ve uzman; ‘ bu son alıştırmanız’ der.

‘Bir kağıt çıkarın. Önümüzdeki bir saat içinde ölüm ilanınızı hazırlayacaksınız. Siz öldükten sonra yerel gazetede yayınlanacak ve hayatınızı anlatacak olan makaleyi yazacaksınız. O makalede neler yazmasını isterdiniz? Nasıl bir hayatı tanımlamasını isterdiniz? Şimdi başlayın’

İnsanın 20’li yaşlarında kendi ölüm ilanını hazırlamasını kafamda canlandıramıyorum bile. Tabii son ödev mecbur yazılacak. Yazarımız başlar kendi ölüm ilanını yazmaya. Görkemli bir tıp kariyeri anlatır. Ailesinin ne kadar gurur duyduğunu yazar. Bir an paniğe kapılır, kendini ezici bir ağırlığın altında hisseder. ‘Gerçekten yaşamak istediği hayat bu mu?’ Kalemi bırakır. Asıl yapmak istediği seyahat etmek, yurt dışında yaşamak, roman yazmak, yabancı diller öğrenmek ve girişimci olmaktır. Yıldırım çarpmışa döner. Tıp fakültesini aslında babası için okumak istediğini fark eder. Yeni ölüm ilanını yazmaya başlar. Bu kez farklı bir hikaye çıkar ortaya. Ve bu yazdığı hikayenin bir çoğununuda bugün gerçekleştirmiş.

Etkili bir soruyla, yazarın  değişen hayat hikayesiydi beni kalbimden vuran. Kendi hayat hikayemizi mi yazıyoruz? Yoksa birilerini mutlu etmek için mi hikayeler yazıyoruz? 

Merak edenler için:

Kitap: Güçlü Sorular

Yazarlar: Andrew Sobel & Jerold Panas

Sevgi ve ışıkla kalın…

Persephone

25 yorum:

  1. Merhaba 🙋🏻‍♂️ konuyla ilgili değil ama bloğunuzda https güvenli bağlantı desteği yok. Dilerseniz destek sayfamızdan bana ulaşabilirsiniz.

    YanıtlaSil
  2. 20'li yaşlarda gırgır, komik bişiler yazardım sanırım. Sonra yaşamak istediğim hayat bu mu sorusu bana da gelip "dank" ederdi.

    İlginç bir kesişim öz geçmiş ve ölüm ilanı eşleştirmesi. Kitabı geçtim, şimdi kendimi ya da tanıdığım bazı insanları düşündm.

    Sonra da aklım siyasete kaydı..ölüm ilanını yazmaktan keyif alacağım insanlar var.

    Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sorunun gücü, eşleşmeden geliyor sanırım. Ah Kadriye’cim o ölüm ilanını yazarken, gel beraber keyif alalım:)

      Sil
  3. O zaman bu ilanı hepimiz yazmayı denemeliyiz.

    YanıtlaSil
  4. Çok etkilendim,keşke insan 20'li yaşlarında farkedebilse zamanın akıp gittiğini belki o zaman daha güzel bir hayat yazabilir kendine,geç kalmadan.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah! Ne yazık ki o yaşlarda ayaklar yerden kesili geziliyor. Sevgiler…

      Sil
  5. kendi özgürlüklerimizi ıskalamadan bir hayat sürmek çok değerli:)
    bu sorunun cevabını yazmayı deneyeceğim:)
    sarsıcı bir kitaba benziyor, dikkatimi çekti, teşekkür ediyorum..
    sevgiler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kolaylıklar dilerim. Değerli yorumunuz için ben teşekkür ederim. Sevgiler…

      Sil
  6. Daha ne olduğumuzu bilemediğimiz yaşlarda ne idüğü belirsiz bir sistemin çarklarında öğütülüyoruz ne yazık ki. Hedefi olan insanlara hep özenmişimdir, benim hiç olmadı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hele ayaklar yerden kesik bir yaşta çok daha zor oluyor. Sistemi hiç konuşmuyorum bile:( Sevgiler…

      Sil
  7. hımm bu soruyu bizim ağaç ev sohbetlerinde sorayım de mi yaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence de iyi fikir🤗 İlginç yazılar çıkabilir. Sevgiler…

      Sil
    2. yazdım bakalım neler yazcaklar arkadaşlarımız :)

      Sil
    3. Ben de merak ettim şimdi. Sevgiler…

      Sil
  8. Yazınız Ağaç Ev Sohbetlerinde:) Kitap bana biraz kişisel gelişim türünde geldi. Kardeşim de bu konu üzerinde çalıştı ve üç kitap yazdı. Benim ilgi alanıma girmediği için hiçbirini okumadım. Fakat "Kendi hayat hikayemizi mi yazıyoruz? Yoksa birilerini mutlu etmek için mi hikayeler yazıyoruz?" sorusu üzerine biraz ahkâm kesebilirim sanırım:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O halde merakla yazınızı bekliyor olacağım:) Sevgiler…

      Sil
  9. Tam da bu konular üzerine yazıyorum bu günlerde defterime. Gölge çalışması yapmayı günlerdir, hatta aylardır erteliyorum. Bu hafta kendiliğinden bir rutin geliştirdim ve kendimi gerçekten iyi hissettim. Üstüne bu konu... Açıkçası başlığı okuduğumda öylece kalakaldım. Ama yazınızın içeriğini okuyunca aslında çok mühim bir konuyu seçmiş olduğunuzu ve şu sıralar aklımın köşesinde olan ve yazmayı ertelediğim bir şeyi dile getirdiğinizi gördüm. Kitabın ismini verdiğiniz için de teşekkür ederim, mutlaka bakacağım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maalesef hayatımızda bir çok şeyi erteleme eğiliminde oluyoruz. Hayatın rutininde planlarımızı önceliklendirmek zor olabiliyor. İsteklerimiz oluştuğu anda gerçekleştirmek için eyleme geçmeli. Cesaretli olmalıyız. Güzel yorumunuz için teşekkür ederim. Bir ışık yaktıysam ne mutlu bana. Sevgiler…

      Sil
  10. Ölüm ilanı aradım her bloga :))) Ama bulamadım. Herkes uzun uzun hayatını anlatan makale kısmına odaklanmış sorunun. Ben en çok 3-5 cümlelik ölüm ilanlarını merak etmiştim oysa :D

    Benim ölüm ilanımı şöyle yazardım. (Hatta yazdım :)))

    "Dolu dolu yaşamayı çok seven, her saniyenin kıymetini bilen, boşa geçen her an için derin üzüntü duyan kitap ve doğa aşığı, ailemizin tatlı(?) cadısı Rüya Özcan'ı kaybettik. Sevenlerine sabır ve baş sağlığı dileriz."

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında çok zor bir soru. İnsanın ölüm ilanını düşünmesi! Eminim ki; benim ölüm ilanımda sizin ki kadar özet olurdu:) Bu hayata bir kez geliyoruz (reenkarnasyona inanmıyorsak tabii!). Dolu dolu yaşamak kısmı, en anlamlısı sanırım:) Sevgiler…

      Sil