Evet, ilham perisi vardır. Ama o peri ancak siz çalışırken yanınıza gelir.
Pablo Picasso
Defteriniz, zihninizde serbestçe dolaşan düşünceleri yakalamak için bir silahtır.
Fikirler küçük, oyuncu yaratıklardır. Etrafınızda her zaman milyonlarcası bulunur. Gelmiş geçmiş ve hatta gelecekteki tüm yazarlara yetip de artacak kadar çok. Bunların aklınıza hep olmadık zamanlarda üşüşen, serbest gezinen, organik bir türü vardır. Bu türe girenler çok hızlı hareket eder, çok kısa kalır ve hayaleti andıran bu yaratıkları yakalamak bir hayli zordur. Fakat defterinizi yanınızdan hiç eksik etmezseniz onları yakalama ve işleme şansınız çok yükselir. Böylece bu başıboş, vahşi mahluklara istediğiniz biçimi verip tamamen size ait olmasını sağlayabilirsiniz. Bazen bu fikirleri defterinizin sayfalarına iliştirir, ama geri döndüğünüzde yitip gittiklerini görürsünüz. Bazen o kadar biçimsiz ve cılız olurlar ki istediğiniz kadar besleyin ve sulayın, uygun bir forma sokamazsınız.
En doğrusu ele geçmesi zor, kaybetmesi kolay şeyler olarak düşünmektir. Gerçekten de öyledirler ve bu özellikleriyle düşüncelere değil fırsatlara benzerler. Gelişip büyük bir isim eser yaratmanızı sağlayabilirler. Sizi ünlü ve saygın bir isim bile yapabilirler. Ama yanınızdan geçerken yakalayamazsanız kaybolurlar. Nasıl olsa unutmam diyerek hafızanıza güvenmeyin. Çoğunlukla unutulurlar. Bir deftere yazmazsanız sırra kadem basarlar ve arkalarında yalnızca düş kırıklığının kükürtlü dumanı ile kaçırılmış fırsatlar kalır.
Daha kötüsü ise aynı fikri bir başkasının bulmasıdır (tamamen aynı olmaz, sizinki kadar iyi de olmayabilir). O zaman, kaçırdığınız fırsattan başkasına saygınlık kazandıran bir esere dönüşmesiyle yüzleşmek zorunda kalırsınız.
Elinizin altında daima, mutlaka bir defter bulundurun. Yazar olarak kendinizi geliştirdikçe, kırtasiye kırtasiye dolaşıp en uygun defteri veya sizi yarı yolda bırakmayacak kalemi arayan bir kırtasiye bağımlısına dönüşmeniz de çok olası. Aslında, defter ve kalem takıntısı yerinde bir takıntıdır. Kağıdın kalınlığını ve defterin cilt kalitesini kafaya takıp mesele yapmak doğru bir tavırdır. Fikir avcısının silahları bunlardır çünkü.
Nasıl bir balıkçı emeğinin karşılığını alabilmek için oltasının, iğnesinin, yeminin yapacağı işe uygunluğunu kontrol ediyorsa, siz de hiçbir fikrin kaçıp gitmesine izin vermemek için kendi gereçlerinizi kontrol etmelisiniz.
BUNLARI UNUTMAYIN
- Yazdığınızı herkese söyleyin. Yazmayı sürdürmenize faydası olur.
- Sadece birkaç dakika ayırabilseniz bile, her gün yazın.
- Sevdiğiniz yazarlarla yeniden buluşmak için kütüphanelerden yararlanın.
- Yeni yazarlar keşfetmeyi deneyin.
- Kitap eleştirilerini okuyun ve kitap dünyasında neler olup bittiğini takip edin
- Geçip gitmiş zamana hayıflanmayın, önemli olan şimdi ve gelecekte yazacaklarınızdır.
- Sevdiğiniz bir eserden küçük bir bölümü kağıda yazın.
- Pahalı bir laptop ya da masaüstü bilgisayar alamadığınız için üzülmeyin. Bir kalem ve ucuz bir defter de işinizi görür.
- Mümkünse bir yazı grubuna katılın.
- Para için yazmayın. Bu işte para yok.
SEVGİ ve IŞIK'la kalın..
Persephone
