sevilmek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sevilmek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Şubat 2014 Perşembe

BABASININ KIZI


                                                                   
     
Hep derler ya hani sevdikleriniz yanınızdayken,geçirdiğiniz zamanın kıymetini bilin. Hayat telaşının, zamana yetişme çabasının içinde çoğu zaman sevdiklerimizi aramayı bile unutuyoruz. Seni seviyorum demek bile zor geliyor, çok sevmemize rağmen. Bir sıcak kucaklamayı çok görüyoruz sevdiklerimize. Sevdiklerimizi kaybettiğimizde yitip giden zamanda paylaşamadıklarımıza yanıyoruz, telafisi de olmuyor...
Babam sen bizi bırakıp gideli üç yıl odu. Koskoca üç yıl... Diyorlar; zaman herşeyin ilacı, zamanla azalır acılar... Durdurmuyor zaman acımı... Diyorlar; Baba çınar ağacı gibidir, meyvesi olmasa bile gölgesi yeter... İnsan bilmiyor ki babası yanındayken bu cümlenin anlamını...
Canım babam bazen fikirlerimiz çatıştı, bazen tartıştık, çoğu zaman da beraber eğlendik... Sen varken güvende hissettim hep kendimi, başım sıkıştığında her zaman koşacağım bir babam vardı. Bulurdu elbet derdime bir çare... Yokluğunun boşluğu dolmuyor bir türlü... Biliyor musun çok istedim senin için bir şeyler yazmak ama elim varmadı bir türlü, bulamadım o gücü kendimde... Halen duvardaki fotoğrafına başımı kaldırıp bakamazken ne yazabilirdim ki...
Öyle çok özlüyorum ki...
Bazen uzak bir yere gittiğini, bir gün döneceğini hayal etmek bile varlığıma güç katıyor... Sık sık farkında olmadan; babam olsaydı diye başlayan cümleler kuruyorum... Bazen sessizce ağlıyorum, bazen de senin anılarınla birlikte gözyaşlarımı içime akıtıyorum... Kimi zaman rüyamda görüyorum seni; ''korkma bak yanındayım, hiç bir yere gitmedim, buradayım'' diyorsun...
Çılgındın...
Deliydin...
Sinirliydin...
Zekiydin...
Kültürlüydün...
Akıllıydın...
Öfkeliydin...
Mesafeliydin...
Merhametliydin...
Bazen bir o kadar da acımasızdın bana...
Belki de hayatı öğrenmem içindi acımasızlığın...
Çünkü; biliyordun, insanlar acımasız....
Kimse sevemezdi; senin sevdiğin gibi beni...
Çok şey öğrettin bana...
Kitapları sevmeyi, hayatı, insanları....
Şimdi şimdi anlıyorum demek istediklerini, hayat beni olgunlaştırdıkça.... 
Kocaman bir yüreğin vardı... Ve o yüreğe o kadar insanı sığdırmışsın ki... Herkes seni sevgiyle, gözleri dolarak, kimi zaman da yaptığın çılgınlıkları hatırlayıp gülümseyerek anıyor...
Benim bir çok huyumu sana benzetiyorlar ''Baba'sının Kızı'' diyorlar... İçin için gülüyorum. Çünkü;gurur duyuyorum sana benzemekten... İyi ki babamsın... İyi ki senin kızınım... İyi ki senin gibi deliyim... Seni çok özlüyor ve çok seviyorum... Tüm sevginle halen yanımda olduğunu ve beni kollayıp gözettiğini biliyorum...
Yokluğun dayanılmaz, 
Boğazım düğüm düğüm,
Gözyaşlarım birikir içimde,
Her baktığım yüz,senin yüzün,
İnsan anlamıyor ölümü başına gelmeyince,
Sen gittiğinde,anladım ki ölüm bir adım ötemizde,
Seni kaybedince daha çok sarıldım yaşama,
Sevgiye,sevince,mutlululağa...
Çünkü;öğendim ki,bir çocuk için en büyük kayıp,
Ana babasının kaybı...
Öğrendim ki;hayat ne mutsuz olacak kadar uzun,
Ne de sevgisiz yaşanacak kadar...
Rahat uyu,gözün arkada kalmasın...
Artık daha da güçlendim,
Ne yıkılırım ne de yıkmalarına izin veririm...
Çünkü;ben senin kızınım ''Baba'sının Kızı...''  

13.02.2014 
SEVGİ ve IŞIK'la kalın...
Persephone

                                      


11 Aralık 2013 Çarşamba

Korkunun Karşıtı Sevgi

Herkesin yaşam amacı; mutlu olmak, nefes aldığı süreç boyunca hayatını anlamlı kılmak, sevmek, sevilmek, başarılı olmak ve paylaşmak...
Peki bunları gerçekleştirmekten bizi alıkoyan ne? Belki bunun için biraz zaman ayırıp,üzerine kafa yormak gerekir...
Korkular!!!
Evet bildiğimiz ama bilmek istemediğimiz korkularımız,öğrenilmiş çaresizliklerimiz bizi yapmak istediklerimizden alıkoyan...
Ya sevdiğim birini kaybedersem!
Ya işsiz kalırsam! Ya okulumda başarılı olamazsam!
Ya sevdiğim insan beni terkederse!
Bu korkularımız sonsuzdur ve bir çok şey daha eklenebilir...
Bu korkularla yaşamımızı devam ettirmeye çalıştıkça, düşüncelerimiz, enerjimizi bu olumsuzluklara aktıkça zaten kaçınılmaz sonumuzu kendi ellerimizle hazırlamaktayız... Evet!!! Ve işte yine; ''Korktuğum başıma geldi!!!'' Bu cümleyi hayatımızda ne kadar sık tekrarladığımızı bir düşünün!!!
Korkularımızı canlı tuttuğumuz sürece korktuğumuz hep başımıza gelecektir.Çünkü; düşüncelerimiz davranışlarımıza yansıyacak ve yaşam aynı nakaratı bizim için tekrarlayacaktır...
Hayat iniş ve çıkışlarla, yepyeni deneyimlerle dolu.Bir olaydaki negatif düşünceler ya da pozitif düşünceler o olayın şeklini tamamen değiştirmektedir. Yaşanan şeyi nasıl deneyimlemek istiyorsak öyle deneyimleriz ve bunu biz şekillendiririz. Dış etkenler yalnızca biz izin verirsek müdahil olur.
Korkularımızı, öğrenilmiş çaresizliklerimizi bir kenara bırakıp yeni deneyimlere kendimizi açmalıyız... Hayattaki seçimlerimizi kendimiz yaparız ve seçtiklerimizi yaşarız. Ya korkularımızla yaşamaya devam edip, aynı tekrarları yaşayacağız ya da hayallerimizi, yaşamak istediklerimizi gerçekleştirmek adına bir şeyler yapacağız...
Hayat bir çağlayan gibi hızla akmakta. On dakika sonra halen yaşıyor olacağımızın da bir garantisi yok. Sırf korktuğumuz için yaşayabileceğimiz güzelliklerden vazgeçmek niye???
İhtiyacımız olan tek şey SEVGİ; çünkü her şeyin özü SEVGİ'dir... Ve SEVGİ; korkunun karşıtıdır....



Sevgi sundukça, alacağınız karşılık yine sevgi olacaktır...

Sevgi ve ışıkla kalın...
Persephone