Ruhum bir orada bir burada dolanıyor. Karma karışık duygularım, makarna süzgecinden süzülür gibi. Makarnalar süzgecin üzerinde, duygularım su olup akıyor. Ayrılıklara alışığım oysa ki. Dile kolay baba kaybı yaşamışım. Arkasından baba yarısı dediğim insan ‘amcam’. Ah! ‘ Yağmur Gözlüm’ demelerini özlediğim insan. Rüyamda müjdeyi verenim.
Yine de ayrılıklar benim için hüzün. Alışmam ciddi zaman alıyor. Gidenin arkasından ağlamak benim için sıradan. Kim olursa olsun, dayanmıyor yüreğim. Hiç tanımadığım biri olsa bile. İşte öyle; manyak bir ruh hali….
Rüyalarımı pek de hatırlayan insanlardan değilim. Çok nadir hatırlarım. Kuzenimle aynı gece aynı kişiyi görmemiz hayra alâmetmiş, amcamı! Kuzenimle sabah kahvaltıda yok artık, aynı gece mi? Dediğimiz rüya! Çok etkilendim. Öyle böyle değil. Nadir etkileyen rüyalardan biri. Çok yakınlarda ve etkisinden çıkamadığım bir rüya daha oldu. Gerçekleşirse hepimiz buradayız. Anlatırım.
İki gözü, iki çeşme. Ağlaya ağlaya aradığım yengemin neredeyse yüreğine indirecektim, o seviye. Canım halamı hiç söylemiyorum. Bütün baba sülalesini ayağa kaldırdım.
Hemen Google’da rüya tabirlerine danıştım. ‘Müjdeli haber var diyordu’. Eh ben de hayırlı haber bekliyorum zaten. İnanmakla, inanmamak arasında bir noktadayım. İnsan pozitife inanmak ister öyle değil mi? Ben de öyle yaptım. Kendimden eminim, güzel haberler gelecek.
İki gün sonra da pozitife inanmakla iyi yaptığımı gördüm. Çok güzel bir haber aldım. Evet duymayı beklediğim haber. Şükür…
Sevgi ve ışıkla kalın…
Persephone