14 Temmuz 2016 Perşembe

Pygmalion Etkisi

,

Romalı şair Ovidius'a göre heykeltıraş olan Kıbrıs prensi Pygmalion bir mermer parçasına baktığında mermerin içindeki heykeli görebiliyordu. Efsaneye göre Pygmalion, Galatea adında bir kadında kendi idealini, tüm tutku ve umutlarının doruğunu görmüştü. Bir gün mermeri yontmaya başladı ve vizyonunu taşa somutlaştırdı. İşini bitirdiğinde geri çekilerek eserine baktı. Heykel çok güzeldi. Galatea bir kadından daha fazlaydı: Bu heykel bütün umutları, bütün rüyaları, bütün olasılıkları ve tüm manayı ifade ediyordu; heykel güzelliğin ta kendisiydi. Pygmalion kaçınılmaz olarak heykele aşık oldu.     
Pygmelion elbette bir aptal değildi ve taştan bir kadına aşık olmamıştı. Onun aşık olduğu şey, idealinin hayata geçebilmesinin mümkün olmasıydı. Pygmalion tanrıça Venüs'e ona hayat vermesi için yalvardı. Venüs onun isteğini kabul ederek Galetea'yı canlandırdı. Pygmalion ile insan olan heykeli mutlu bir aşk yaşadılar.
Tabii bu bir efsane ama hayatımızda önemli bir yere sahip. Pygmalion etkisine bilim insanları iki faklı isim daha vermekte; 'Beklenti Etkisi', 'Kendini Gerçekleştiren Kehanet'. Bunun kısa bir açıklaması; bir kişinin potansiyeline olan inancınız, o kişinin potansiyelini hayata geçirir.
Hızlıca günümüze döndüğümüzde bu konu ile ilgili bir çok yapılmış çalışma görüyoruz. Bunlardan en tanınmış psikoloji deneylerinden biri Brain Rosenthall'e ait.
Brain Rosenthall liderliğindeki bir grup araştırmacı bir ilkokula giderek zeka testleri uygulamışlardır. Araştırmacılar daha sonra öğretmenlere her sınıftan akademik yıldızlar olarak tanımlanabilecek, gelişim potansiyeli en fazla üç öğrenciyi bildirmişlerdir. Öğretmenlerden araştırmanın sonuçlarını öğrencilerle paylaşmalarını istemiş ve onlara ne daha fazla ne daha az zaman ayırmaları konusunda uyarı yapmışlardır. Sonraki yıl öğrenciler bir kez daha teste alınmış ve ismi verilen bu üç öğrenci gerçekten de en yüksek notları almışlardır.
Bu üç öğrenci deneyin başında teste tabi tutulduklarında kesinlikle ve mutlak olarak sıradandı. Araştırmacılar bu çocukları gelişigüzel seçmiş ve öğretmenlerine becerileri konusunda yalan söylemişlerdi. Ama deneyden sonra bu öğrenciler gerçekten akademik yıldızlara dönüşmüşlerdi. Peki, bu üç sıradan çocuğun sıra dışı hale gelmesine ne neden olmuştu? Öğretmenlerin bu çocuklara onları etkileyecek hiçbir şey söylemememiş olmasına ve tüm öğrencielere aynı zamanı ayırmalarına karşın iki kritik şey gerçekleşmişti. Öğretmenlerin bu çocuklara inancı gayri ihtiyari olarak onlara yansımıştı. Daha da önemlisi bu sessiz mesajlar çocuklar tarafından algılanmış ve gerçeğe dönüşmüştü. Bu olgu 'Pygmalion Etkisi' olarak adlandırılır.
Pygmalion etkisi hayatımızın her yerinde. Aile yaşantımızda, arkadaş ilişkilerimizde, işimizde... Dile getirelim ya da getirmeyelim beklentilerimizin kendisi bir gerçeğe dönüşebilir. Bu etkinin her zaman gerçekleşeceğini varsaymak yanlış olabilir ama bu etkinin varlığını bilmek de şöyle bir cebimizde dursun...
İnsanlar onlardan nasıl bir davranışı bekliyorsak o şekilde davranırlar...


SEVGİ ve IŞIK'la kalın...
Persephone    

10 yorum :

  1. Pigmalion'un bu hikayesini ilk kez okudum, daha önce My Fair Lady oyunu ve filmine ilham kaynağı olduğunu duymuştum ama tam öyküyü bilmiyordum eline sağlık. Ama asıl ilginci son cümle, bu prensip kötü siyasetçilere uygulansa işe yarar mı ki?:))))
    sevgilerile...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bilmiyorum ki Müjde'cim işe yarar mı?:))) Sevgiler...

      Sil
  2. Güzel bir hikaye. Beklenti ve beklentiye olan inanç önemli bir motivasyon aracı.

    YanıtlaSil
  3. Dualarınıza dikkat edin, gerçekleşebilirler sözünü hatırladım :) Blogunu takibe aldım Persephone hatun. Bana da beklerim ❤

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler... Ben de takibe geliyorum... Sevgiler...

      Sil
  4. herkes kıskanmasa da birbirini böyle motive etse yaaaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok güzel olur di mi? :) Sevgiler...

      Sil
  5. Tam tersi de olabilir. Birine olan güvensizliğimiz ve sürekli yermemiz onun potansiyelini düşürecektir. Ebeveynler için önemli bir nokta.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle doğru Aze... Değerli katkın için teşekkürler... Sevgiler...

      Sil