24 Temmuz 2016 Pazar

Algı Yönetimi

,


'Düşüncelerimiz kendimize mi aittir?' Sorusuna cevaplarınızı çok merak ediyorum. Tabii ki bana aittir, bu ne biçim soru diyebilirsiniz. Aslında düşüncelerimiz gerçek anlamda bize ait değiller. Düşüncelerinin kendine ait olduğunu düşünen kişi büyük bir yanılgı içindedir. İnsanların düşüncelerinin kendine ait olduğunu düşünmesi yani algısının yönetilebilmesi, algı yönetiminin başarılı bir sonucudur.
Algı yönetimi ilk olarak Amerika Savunma Bakanlığı tarafından tanımlanmış olsa da tarihi çok eskiye dayanıyor. Aristoteles 'Retorik' adlı kitabında bir ikna teorisi geliştirerek algı yönetimi ile ilgili ilk teorik çalışmayı yapmış.
Amerikan Savunma Bakanlığı'nın Algı Yönetimi tanımı şu şekilde: 'Kitlelerin duygu, düşünce, amaç, mantık, istihbarat sistemleri ve liderlerini etkileyerek seçili bilgilerin yayılması ve durdurulması; bunun sonucunda hedef davranış ve düşüncelerinin hedefleyenin istekleri doğrultusunda yönlendirilmesi. Algı yönetimi gerçekler, yansıtma, yanıltma ve psikolojik operasyonarın bir bütünüdür.' Algı yönetiminin en kısa tanımı ise hedef insan veya toplumu hedef alanın istediği şekilde düşünmeye ikna etmek için etkilemektir.
Algı yönetiminin ilk örneğini Amerika'nın Irak işgalinde görüyoruz. Amerikan kamuoyunda Irak'ın elinde kitle imha silahları olduğu ve bu silahları masum halkın üzerinde kullanacağı algısı yaratılmış. Böylece Irak'a yapılacak müdahalenin, Birleşmiş Milletler kararıyla uluslararası hukuka uygun hale getirilmiştir. İşgal sonrası hiç kimse kitle imha silahlarının nerede olduğunu sormamıştır. Bu başarının ardından yeni yüzyılın gizli silahı algı yönetimi; medya, siyaset, reklam ve şirketler tarafından yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanmıştır. Sosyal medyada algı yönetiminden nasibini almıştır.
Algı yönetiminin amacı, insanların en güçlü organları olan beyinlerine nüfuz ederek onları dış dünyayı 'istenilen şekilde' algılamalarını sağlamak ve böylece yargılarınında istenilen yönde şekillenmesini sağlamaktır.   
Bireyin beklentileri ve istekleri algılanan uyarıcı ile ilgili olması gerekmektedir. Kısacası neyin, nasıl algılandığı bireyin ihtiyaç ve beklentileri ile doğru orantılıdır (Freud). Bu bağlamda da neyi nasıl agıladığımız tamamen beklentilerimizle ilgili.
Sosyal medyada aklımıza, mantığımıza, beklentimize uygun paylaşım gördüğümüzde hiç düşünmeden saniyeler içinde diğer kişilerle paylaşıyoruz. Bu paylaşımlar virüs gibi yayılıyor ve neye hizmet ettiklerini gerçek anlamda bilmiyoruz... Çok fazla bilgi ortalıkta dolaşıyor ve bu bilgiler kimler tarafından yayılıyor bilmiyoruz...
Ülke olarak zorlu bir süreçten geçiyoruz. Neye hizmet ettiğini bilmediğimiz bilgi paylaşımlarını, sosyal medyada paylaş düğmesine basmadan önce uzun uzun düşünmeliyiz...


Algımıza sahip çıkalım:)








Kaynak:
Ümit Özdağ 'Algı Yönetimi'
'İnternet'


SEVGİ ve IŞIK'la kalın...
Persephone

14 yorum :

  1. Düşüncelerimizi yönlendiren pek çok şey var. Bu psikolojik bombardımanı reklamlarda çok ustaca kullanıyorlar. Beynimize kazınan ne çok şey var.
    İrademizi, mantığımızı bilinçli kullanmak büyük yanılgıları önlüyor.
    Başkalarının elinde kukla olmamak lazım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Makbule; bütün alıcılarımızla oynuyorlar. Kendimizi nasıl koruyacağız bilmiyorum... Sevgiler...

      Sil
  2. Dün Twitter'da bir gazetenin hesabından bir twit atılmıştı gündemle ilgili. Aynı gün kelimelere yorum içeren (insanların nasıl düşünmeleri isteniyorsa o şekilde) ifadeler eklerenek twit yeniden atılmıştı. Bilgi kirliliğiyse âlâsı bizde bence. Herkes her şeyi biliyor modunda olunca kargaşa da zirve yapıyor haliyle. Ne diyeyim Allah basiret versin bu millete... ❤

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gördüğümüz her şeye inanmaktan vazgeçmeliyiz belki de... Sevgiler Emine...

      Sil
  3. Ümit Özdağ'ı çok seviyorum, bir kitabı vardı pkk yı asker nasıl yendi, siyasiler yüzünen nasıl tekrar palazlandığını örnekleri, tarihleri, alınan AB ye uyum yasaları vs. ile ayrıntılı olarak gözümüze sokuyordu.

    Evet hep algılarımızla oynuyorlar. Yıllardır ABD bunu yapıyor, yazdığın Irak kitle imha silahının yalan, aldatmaca ve savaşa bahane olduğunu şimdi duymayan kalmadı hatta general Powell çıkıp tüm basının önünde özür diledi, suçu da CIa nın üzerine attı (tabii kimse yemedi).

    Benzer şekilde Suriye'de, Libya'da isyan çıkartan 'muhalefet' in gerçek muhalefet olmadığını birçok kişi bilmiyor. 25.000 kişi dünyanın çeşitli ülkelerinden oralara savaşmaya gitmiş ABD nin resmi rakamları ve çoğu paralı asker, psikopat savaşmak için yer arayan manyaklar, katil sürüleri.

    Bir ara 'ablalar', 'abiler' vardı, din, iman ayağına, istisnasız Atatürk düşmanı tiplerdi işte sonucunu gördük. Dinle ilgili düşüncelerimizi bıraksalar Allah ile kul arasında kalsa ama bırakmıyorlar insanların kafasına huniyle zorla düşünce sokuyorlar.

    Kalemine sağlık canım. Çok yararlı bir yazı olmuş.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ümit Özdağ'ın 'Algı Yönetimi' kitabını çok beğenmiştim. Okuyalı iki yıl oldu... Bu kadar olayın ardınada bunu yazmak geldi içimden. Faydalı olduysa ne mutlu... Sevgiler Mühde...

      Sil
  4. ah ah manipülasyon de miiii hep kandırılıyoz yaaa :) iyiymiş okumalı yazarı :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Okumalı Deep... Çok faydalı bilgiler var... Sevgiler...

      Sil
  5. bilgi kirliliği çok fazla, çevredeki olumsuz uyarıcılar direkt etkiliyor insanın belleğini, düşüncelerini..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maalesef öyle Maviye iz süren... Korumalı insan kendini... Sevgiler...

      Sil
  6. Yanıtlar
    1. Teşekkürler Nilgün... Sevgiler...

      Sil