12 Temmuz 2014 Cumartesi

MUTLULUK MU?

,


fotoğraf:Persephone

Son günlerde, salgın hastalık gibi hızla yayılırken mutsuzluk, kimin umurunda ki MUTLULUK!!! Sağına bakıyorsun mutsuz insanlar, soluna bakıyorsun orada da mutsuz insanlar...
Eeee peki nedir bunun sebebi? İnsanoğlunun doğası gereği bitmek bilmeyen doyumsuzluğu mu? İlerleyen teknoloji ile insanoğlunun kaçınılmaz değişimi ve bunun doğrultusunda beklentilerin artması mı? Yoksa kurulan hayallerin gerçekleşmemesi sonucu yarattığı deprem etkisi mi!
Doğrusu mutsuz olmayı seçmek işimize geliyor!!! Neden dediğinizi duyar gibiyim... Neden olacak o kadar her şeyin kolayına alıştık ki mutsuz olmak da en kolay yol... Şimdi kim uğraşacak MUTLU olmakla...
MUTLU olmak uğraş gerektirir, çaba gerektirir, özveri gerektirir... Oysa ki mutlu olmak, hepimiz için bir zorunluluktur. (hadi canım sende demeden önce,bir düşünün!)
İnsanoğlu; mutluyken diğer insanlara daha hassas, daha ince, daha kibar, daha duyarlı, daha nazik bir tutum sergiler (ve sayabileceğimiz bir sürü dahalar). Bu nedenledir hayatımıza giren herkese karşı mutlu  olma zorunluluğumuz...
Hayat trajedi dolu. Genellikle hak etmediğimiz ,katlanmak zorunda olduğumuz bir sürü sıkıntılar yaşarız. Hepimiz arkamızda tamamlanmamış işler, duygusal bağlar bırakırız. Şöyle bir baktığımızda; kendimiz dışında, herkesin mutlu olduğunu düşünürüz.
En azından bir süreliğine odağımızı değiştirsek. Eksik olanları görmek yerine, elimizde olan ve sahip olduğumuz güzellikleri görüp, onlara odaklanmayı becerebilsek. Bizi daha da mutlu edecek bir şeyler karşımıza çıkana kadar, mutsuz olmak yerine mutlu olmayı seçsek... Çok mu zor acaba!!!
Mutlu olabilmek için çok şey ver aslında, sadece bakmıyoruz, görüyoruz etrafımızı. Her gün yeni bir güne uyanıyoruz ve yeni bir başlangıç yapıyoruz. Tıpkı yeniden doğmak gibi. Mevsimler değişiyor. Çiçekler bir yandan solarken bir yandan açıyor. Ağaçların yaprakları sararıyor ve mevsime göre yeşeriyor. Her gün yeni hayatlar can buluyor... Odağın mutlu olmak olsun...
Mutsuz olmak içinde belki çok nedenimiz var yalnızca neye nasıl baktığımız önemli... Dünya olumsuz yönde değişiyor, açlıktan ölen insanlar, hayvanlar var. Memleketin hali ortada üzülmek ve mutsuzlaşmak için çok neden var.Yaşam şartları ağır, para; yapmak istediklerimiz için yetmiyor, belki de kredi borçlarımız var zar zor ucu ucuna yaşıyoruz, çok çalışıp tatil bile yapamıyoruz... Peki bunların hepsi mutsuz olmak için bir neden mi? Hayatta bazı şeyler bizim kontrolümüzde değil ne yazık ki... Kendi kontrolümüzün dışında olan şeyler için mutsuz olmak saçma... Bu saydıklarımın ya da saymadıklarımın arasında üzüldüğün ve mutsuz olduğun her ne varsa değiştirmek için ne yapıyorsun? Zaten bunlar için bir şey yapıyorsan mutsuz olman zor... Kontrolün dışında olan şeyler için asla mutsuzlaşma!!!
Sadece bizim gerçekleştirebileceğimiz beklentilere sahip olmamız önemli... Başkalarını beklentilerimize dahil ettiğimizde mutluluk düzeyimiz düşüyor. Niye mi !!! Kime ne ki senin beklentilerinden... Hiç kimse senin beklentilerine cevap vermek için yaşamıyor ve yaşamayacak da!!!İşte ondan!!! Bu durumda hayallerimizi de belli sınırlar içinde tutmak faydalı olacak... Hayatımızda ki en büyük yıkımlar, mutsuzluklar hayallerimizin gerçekleşmemesinden kaynaklanır... Mesela erkeklerin orta yaş krizinin en büyük sebebi de hayallerdir. Bir düşünün şimdi: Adam yirmili yaşlarında, tonlarca hayal kurmuş (kariyer,eş,çoluk çocuk,pembe panjurlu ev v.s. v.s. ). Şimdi gelmiş kırklı yaşların ortalarına ve hayal etmiş olduklarının milyonlarca yıl gerisinde ve işteee bunalım başladı demektir... Aslında işin ilginç kısmı; kadınların orta yaş krizine daha nadir girmeleridir. Sanırım kadınların hayat boyu süren bunalımları bu noktada fayda sağlıyor (şaka şaka). Çünkü biz kadınlar, her daim gerçeklerle iç içe yaşadığımız için, erkeklerin yalnızca orta yaşlarda karşılaştıkları bu duygulara yenik düşmeleri kaçınılmaz görünüyor... (kızmadan önce araştır:)doğru söylüyorum.. )


fotoğraf:Persephone

Uzun lafın kısası bizler şükretmeyi unuttuk...
İşi gücü bıraktık, bize göre; mutlu olduğunu düşündüğümüz insanların hayatlarına özenmeye, onları kıskanmaya... Hele ki sosyal medyanın bu kadar yoğun kullanımıyla herkes birbirinin hayatına gıptayla bakmaya başladı. Çünkü; insanlar kendilerini mutsuz, kendi dışında ki herkesi mutlu görüyor. Oysa bu; çok ciddi bir yanılsama... Kim koyar ki ağlayan, acı çeken fotoğraflarını sosyal medyaya... Yanılgıya düşme! Sosyal medya, tamamen bir illüzyondan ibaret...
Koyulduk yıkılan hayallerimizin peşinden veryansın etmeye bakmadan elimizdekilerin kıymetine...
Demedik kendimize: ''Hayat mutsuz olmak için çok kısa...'' Belki bundan sonra deriz!!!
Bıraksak artık şu kolay yolu, mutlu olmak için bir çok nedenimiz varken, aldığımız her sağlıklı nefes bizim için bir mutluluk sebebiyken...



Ayağınızın yerden kesildiği, mutlu bir ömür sürmeniz dileğiyle...



SEVGİ ve IŞIK'la kalın...
Persephone






16 yorum :

  1. bahar,
    hay ağzını öpeyim,:))
    ben bazı bloger arkadaşlarımızın yayınlarınıı okurken konuştuğumuzu hissediyorum,
    daha dün yakın arkadaşımla dertleştim,falan filan demiş ki benim için aaa nesi var o'nun herşey şahane ve mutlu gözüküyor,yaynılarımdan varılan kanı!
    evet şükürler olsun ki şahaneyim,bu bana göre böyle başkası görse belki burun kıvırır:)
    ama bisürü de derdim var,sıkıntım da:(
    napalım baş edebildiğim sürece mutlu olup şükredeceğim elbette!
    amannnn bende amma dertliymişim bak!
    bir fiske vur bin ah işid kase-i fağfureden :)
    acaba doğru mu yazdım?
    neyse sevgiler arkadaşım,çok güzel yazmışsın:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım benim herkes aynı yanılgının içinde...Mutlu olduğumuz anlar o kadar sınırlı olmaya başladı ki herkes mutlu olduğu anların ebedileşmesini istiyor...Belki de bunları paylaştıkça mutlulukları artıyor insanların...Tabii ki paylaşacağız da...Önemli olan insanların bakış açıları...Yaşamlarımızda hiçbir sıkıntı yokmuş algısı...Daha da kötüsü insanların birbirinin hayatına özenmesi...Bakılması gereken tek yer kendi yaşamımız ve kendi yaptıklarımız ve elimizdekilerle yaşadığımız mutluluk...Kimsenin hayatı dört dörtlük değil...Hepimizin acıları,dertleri var ama önemli olan mutluluğu arttırmak ve acıları azaltmak...Ve kendimiz için bir şeyler yapmak...Öperim kocaaamaan...Sevgiler...

      Sil
  2. Aslında ne çok şükredecek şey var hayatımızda..
    Şimdi böyle söylüyorum ama bunu yarın yine unutuyorum :)
    Hergün okumalı :))
    O dilek nasıl güzeldir ama ya seninde ayağının yerden kesildiği,mutlu bir ömür sür :)
    Öpüyorum ki kocamanından :**

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım benim her gün bunları kendimize hatırlatmalıyız...Bizden yukarıdakilere bakarken,bizden geridekilere de bakmalıyız...Şükretmeliyiz ve daha iyi şeyler için çaba harcamalıyız...Çünkü;her insan iyi yaşamayı hak eder...Mutsuzlukları uzatmamak gerek...Teşekkür ederim canım benim...Sevgiler...Öptüm kocaman...;)

      Sil
  3. Merhaba Persephone,
    Kesinlikle doğru tespit: "Hele ki sosyal medyanın bu kadar yoğun kullanımıyla herkes birbirinin hayatına gıptayla bakmaya başladı.Çünkü;insanlar kendilerini mutsuz,kendi dışında ki herkesi mutlu görüyor.Oysa bu;çok ciddi bir yanılsama...Kim koyar ki ağlayan,acı çeken fotoğraflarını sosyal medyaya...:)" :) Naçizane bir öneri noktalama işaretlerinden sonra bir karakter boşluk bırakırsanız yazınız daha okunabilir halde olacaktır. Mutlu günler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Engin:) Heheeheee biliyorum boşluk bırakmam gerktiğini ama her seferinde unutuyorum:( Umarım bundan sonra unutmam:) Teşekkürler uyarın için...Sevgiler..

      Sil
  4. Yaa yine döktürmüşsün. Senden çok iyi psikolog olur biliyo musun :)
    Hepimiz mutsuzuz ve herkes etrafındakiler mutlu görünmeye çalışıyor özellikle sosyal medyada :) Herkes bir yarış halinde anlamadım gitti :)
    Ama bizi bu kadar mutsuz kılan en büyük etkenlerden biri teknoloji bence. Sanırım yalnızız biraz da :)
    Şükretmek gerek gerçekten. Özellikle de yukarda bahsettiğin gibi açlıktan ölen insanlar varken yaşamımızın kıymetini bilmek gerek.
    Sevgilerle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnsanlar git gide yalnızlaştırıyor kendini...Belki isteyerek belki de istemeden yapıyoruz bunu bilemiyorum...Teknoloji evet büyük etken ama bana göre işin bahanesi...Kendimizden,gerçeklerden,görmek istemediklerimizden kaçıyoruz...Kimse kimseyi beğenmiyor,kendimiz dört dörtlük değilken dört dörtlük insanlar olsun istiyoruz hayatlarımızda...Birbirimize tahammülümüz yok...Hep ben ve benim isteklerim öncelikli diyoruz...Evet biraz öyle olunmalı ama dozunda...Doz önemli...Ayarımız kaçtığı içinde yalnızlaşıyoruz...Aneeem yine çenem düştü:))) Çok teşekkür ederim,isterdim psikolog olmayı:) Ama değilim:))) Psikologluğum kendime;) Çevremdekilere de bir faydam dokunuyorsa ne mutlu bana;)Sevgiler....

      Sil
  5. Tespitler şahane .Ne yazık ki şükretmeyi unuttuk. "MUTLU olmak uğraş gerektirir,çaba gerektirir,özveri gerektirir..." Bu sözdeki uğraş, özveri denen şeyi yapmıyorlar. Her şeyi kolay yoldan kazanmak isteyenler mutluluğuda kolay yoldan kazanmak istiyor. :( Çok güzel bir yazı olmuş emeğine sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Emrah:) Evet unuttuk şükretmeyi, gözümüz hep yükseklerde, dediğim gibi herkes iyi yaşamayı hak ediyor ve daha iyi yaşamak için de çaba harcanmalı...Ama daha iyinin sonu yok...Belki de isteklerimizin sınırını bilmeliyiz ve elde ettiklerimizle mutlu olmayı öğrenmeliyiz...Sevgiler...

      Sil
  6. Duygularıma tercüman olmuşsun:-)

    YanıtlaSil
  7. Mutlu olmak da insanın elinde mutsuz olmak da..Ama biz nedense hep mutsuzluğu seçiyoruz. Halbuki şükretsek ve mutlu olmaya çalışsak, belki de birçok sorunumuz çözülecek..Güzel olduğu kadar çok da doğru bir yazı olmuş :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kolay olanı seçmek biz insanoğlunun en sevdiği şey:) Doğru bildiklerimizin çoğu yanlış:))Sevgiler..

      Sil
  8. Yazın soğuk duş etkisi yaptı üzerimde (:
    Neden mutsuz insanlar cidden ...3 günlük dünya hepi topu,kibrimizle kazık çakmışcasına yaşıyoruz :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bayıldım cümlene 'kibrimizle kazık çakmışçasına yaşıyoruz' :) Aynen öyle:)))

      Sil